← Masallara Dön
Bir varmış, bir yokmuş…

Küçük Tırtıl

Bölüm 1 · Yavaşlayan Gün

Bir varmış, bir yokmuş… Bahçenin en yeşil, en mis kokulu yapraklarında yaşayan minik bir tırtıl varmış.

Ona herkes hâlâ “Küçük Tırtıl” dermiş.

Sabah yine geldi. Ama bu sabah her şey biraz farklıydı.

Güneş, dalların arasından usulca süzülüyordu.

Kardeşleri neşeyle yukarı tırmanıyor, yeni yapraklar keşfediyor, kahkahaları bahçede yankılanıyordu.

Küçük Tırtıl ise yaprağının üzerinde sessizce uyandı. Koşmak istemedi. Tırmanmak istemedi. Sadece durmak istedi.

Kardeşleri onu çağırdı ama o sadece gülümsedi ve başını hafifçe salladı.

Mina bile bir an durup baktı, sonra hiçbir şey sormadan yanına gelip oturdu. Birlikte güneşi izlediler, hiç konuşmadan.

Küçük Tırtıl yaprağın kenarına oturdu ve uzun uzun güneşi izledi. Daha önce hiç bu kadar dikkatle bakmamıştı.

Yaprağın ince damarlarını, sabah çiyinin bıraktığı gümüş izleri, rüzgârın yapraklara dokunuşunu…

“Yorgun musun yavrum?”

— Anne

“Yorgun değilim anne… Ama koşmak istemiyorum.”

— Küçük Tırtıl
Anne bir an sustu, sonra ekledi…

Ay Çayırı’ndaki çiçekler de böyledir bilirsin. Gündüz hiç açmazlar, kimse onları görmez. Sonra gece gelir, kimse bakmazken açarlar.”

Baba yan yapraktaydı. Bir şey sormadı. Sadece yanına oturdu, sessizce.

Koşmadığında dünya durmamıştı. Yavaşladığında bahçe kaybolmamıştı. Her şey aynıydı, sadece o değişiyordu.

Koştuğu günler hep ya bir öncekini hatırlar, ya bir sonrakini beklerdi.

Şimdi, ilk kez, ne geçmişte ne gelecekteydi — sadece oradaydı, yaprağın üzerinde, güneşin geçişini izlerken.

z
z

Akşama doğru hareketi iyice azaldı. Yaprağın altına usulca çekildi. Kendini hafifçe sarılmış, korunmuş hissetti.

Bu korku değildi. Bu kapanma değildi. Sanki içinde büyük bir şey toplanıyormuş gibiydi.

Anne uzaktan sevgiyle baktı. Baba hiçbir şey söylemedi.

Çünkü bazı büyümeler çok sessiz olur.

Güneş yavaşça battı. Bahçe usulca sustu.

Ve Küçük Tırtıl ilk kez durmaktan hiç korkmadı.

1 / 12